EĞİTİMDE MOTİVASYON

Yaşlı devlet adamlarından biri Konfüçyüs’e sordu; “İnsanları nasıl ciddi ve sadık kılabirim ki hevesle çalışsınlar?”

Konfüçyüs dedi ki ; “  Onlara başkanlık ederken saygınlığı eksik etme ki, ciddi olsunlar.   Babacan ve şefkatli ol ki, sadık olsunlar.  İyiyi teşvik et,  acemiye öğret ki hevesli olsunlar.” 

Anlatmak istediğim husus motivasyondur. Genel anlamda motivasyon, kişilerin başka kişileri harekete geçirmesi olarak tanımlanmıştır. Eğitimde ise motivasyon, insanı çalışmaya sevk etmek, çalışmak için kişiyi harekete geçirmek ve isteklendirmek anlamına gelmektedir.

İnsanın sürekli motive olmaya ve edilmeye ihtiyacı vardır. Çünkü insanoğlu fıtrat gereği sürekli motive olmayı ve taltif edilmeyi hep arzular. Genelde çalışanlar;”Hocam, o kadar çalışıyoruz, emek sarf ediyoruz. Kimse teşekkür bile etmiyor.”  Diye sitem ettiklerini biliyorum. Hâlbuki çalışan arkadaşlara bir tebessüme ihtiyacı oldukları; bir tebessümün, kendisini mutlu ettiği gibi, mesai arkadaşlarını ve eğitim ortamını ister istemez olumlu yönde etkiler.

SBS ve ÖSS Sonuçları sonrasında özellikle SBS ile ilgili yerel basında ve bazı haber sitelerinde eğitimcilere yönelik olumsuz yönde yorumlar yapılmış, kişiler hedef alınmış ve rencide edici söylemlerde bulunulmuş. Bu durum ister istemez herkesi üzmüştür. Tabi ki Urfamızın eğitiminin kötüye gitmesini kimse istemez. Urfamızın sadece SBS sıkıntısı yok. Diğer alanlarda da problemleri var. Ama en önemli sorun eğitim, çözümü de yine eğitimdir. Bu sorun herkesin problemidir. Önemli olan herkesin elini taşın altına koyması, basit şeyler yüzünden birbirleriyle uğraşmaktan ziyade sıcak diyalog kanallarını açarak iletişime geçilerek urfamız için bir araya gelmeleri, sağlıklı ve ciddi projeler sunmasıdır. Ama inanarak ve güvenerek…

Geçen haftalarda DSİ Konferans Salonunda Sayın Valimizin Başkanlığı’nda yapılan eğitim konulu toplantı ilimiz için çok büyük önem taşımaktadır. Çok sıcak ve heyecanlı geçen bu toplantıya tüm İlçe Milli Eğitim Müdürleri, Okul Öncesi, İlköğretim ve Lise Müdürleri katıldı. Toplantıda eğitim ile hususlar görüşüldü. Okul Öncesi Eğitiminin önemine değinildi. Sayın Valimizin toplantı çıkışında herkesle tek tek tokalaşması ise apayrı bir duyguydu.

İşte Sayın Valimizin bu davranışı inanıyorum ki herkeste çalışma isteği ve gayreti artmış olup başarılı olma yolunda harekete geçirilererek çalışanları motive etmiştir diye düşünüyorum. Çünkü çalışanların gözü kulağı hep üstlerde..Üstlerden gelecek olan bir aferin, teşekkür kelimesi onlar için en güzel duygudur.Farkında olmadan kişinin ruhunda ve davranışlarında olumlu yönde etkiler bırakılmış olup, güzel şeylerin olacağı işaretini de vermektedir.Hani bir söz vardır. Marifet iltifata tabidir. İltifat edilmeyen marifetse, zayidir.

Mevlana; “Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez. Yine J.Mallach; “Dünyadaki en büyük güç, ateşlenmiş insan gücüdür.”sözü ile insanları harekete geçirmek, çalışmaya sevk etmek, isteklendirmek için motive gerekir. Ki eğitimde istenilen başarı sağlanabilsin. Sürekli motivasyonu yakalamak zor olduğunu biliyoruz. Önemli olan hedeflerimize, yolumuza devam edebilme becerisidir.

Bugün gördüğüm kadarıyla eğitimciler en çok motivasyon eksikliğinden dert yanıyorlar. İdarecilerin amacı, eğitim kalitesini yükseltmek ise öğretmenlerinin motivasyonlarını mutlaka sağlanmalıdır. Bir güler yüz bile öğretmen için bir motivasyondur..

İdareciler, özel hayatında üzücü bir durumla karşılaştıkları zaman bunu resmi görevine taşımamalıdır. Aksi takdirde olumsuz davranışlar ortaya çıkabilir. Örneğin; ailevi problemi olan bir yönetici, hıncını ya memurdan ya öğretmenden ya da hizmetliden çıkarmaya çalışır. Bir diğer önemli şey ise yönetici, personellerinden kendi düşüncelerine yakın olanları daha çok kollamaktadır. Ödül konusunda ise personelin çalıştığı çevre şartları, sorunları halletme, çalışkanlığı, dürüstlüğü dikkate alınmayışı hususlarında dert yanan eğitimcilerimiz de yok değil. Bu da ayrımcılık olduğu gibi etik te değildir. Yine kendilerine yatkın olan yardımcıları veya personeli severler. Bu durumda olan yardımcıları işini yapmaz, başıboş gezer. Personel iş yapmaz, öğretmen ise derse girmez. Çalışanları da enayi(!) yerine koyar. Hiç takdir etme gereğini bile duymaz. Yine; üst,bir konu hakkında ast’ı toplum içerinde ön yargısız ve haksız yerde rencide edici davranışlarda bulunuluyorsa eğitim başarısından bahsetmek mümkün değildir.Başarı demek,motivasyon demek.Motivasyonun en önemli güzelliği ise,  karşısındakini ikna etmektir.İşte biz otoriteyi kurabilen, bilgisi ve deneyimi yeterli olan yöneticiler tarafından yönetilmeye laik bir milletiyiz.”Dövene elsiz, sövene dilsiz gerek.”sözünü unutmamak gerekir.

İnsan ihtiyaçları sınırsızdır. Hiç bir zaman sonu gelmez. Fakat şu bir gerçek ki, insan daha fazla motive edilmek üzere hazır durumdadır. Asıl olan sağlıklı ve mantıklı motivasyon kullanarak insanları daha fazla çalışmaya sevk edebilmek. Eğer kendimize güvenmiyorsak, başarımıza inanmıyorsak, istediğimizi bilmiyorsak, hakikaten eğitimden bir şey istemiyorsak, daha doğrusu nasıl hareket edeceğimizi bilmiyorsak, soruyorum size sahi başarı biz deyince ne anlıyoruz?

Evet, kendimizi sevmeliyiz. Kendimize inanmalıyız. En iyiyi yapmalıyız. Umutsuz hayat yaşamamak için içimizdeki korku, şüphe yani engelleri aşarak, kendimize karşı sorumluluk hissini taşıyarak başarı yoluna devam etmeliyiz. En doğrusu biz akarsu da sal olmayalım; kürek çekmeye devam edelim. Yoksa hepimiz kendimizi kayalıklarda buluruz.
 Görüş ve Önerilerinizi bekliyorum.
mgobek@gmail.com

Yorum Yaz